26 Ağustos 2014 Salı

YAZMADIYSAM, VARDIR BİR SEBEBİ..

Sıcaklarda elime almam diyordum ama, baktım ki almazsam bitmeyecek. Bir işin elimde fazla sürünmesi hiç hoşuma gitmiyor. Daha bitirip kullanmadan bıkıyorum. Zaten adetimdir; en sıkıcı işi ilk önce bitirmek isterim ki bir an evvel kurtulayım.İşte bu da öyle oldu.

Yorganlama işi uzun sürmesin ve hataları belli etmesin diye kocaman baklavalar şeklinde oldu.Mahalle yorgancısına götürsem de böyle birşey yapardı zaten.

Yorganlama yaptığım iplikleri astar renklerine göre seçtim. İplikler babaannemden kalma(ve hâlâ sapsağlam). Biraz eksilmiş oldu.

Astarları yerleştirip teğelledim, kenar parçalarını daha rahat takabileyim diye önce overlokla temiz dikiş yapmak istedim.İşte o sırada olanlar oldu ve uzunca zamandır tutukluk yapan makina pedalı durdu. İş makinada takılı kaldı. Çalışmayınca çıkartmak mümkün değil. Singer arandı, bu sıcakta Kadıköy'e gidilip yenisi alındı.

Bugün sadece kenar parçaları eksik olarak işe biraz mola verildi.

Gömlekleri keserken birhayli gözyaşı döktüm ama sonuçta yine yaşayan bir şeye dönüştürdüm.

Kış günlerinde sarınıp kitap okuyabileceğiz(inşallah). Belki de Downton Abbey'in yeni sezon bölümlerini izleriz




15 Ağustos 2014 Cuma

ETKİLENDİM

Bu sabah, yeğenim bir haber paylaşmış feysbukta. 99 yaşında bir kadın, Afrika'daki küçük çocuklar için her gün bir elbise dikiyormuş. Son iki yıl içinde 840 dan fazla elbise dikmiş. 1000 nci elbiseyi Mayıs başındaki 100ncü yaş gününde yapmayı plânlıyormuş. O kadar etkilendim ki.. "Neden olmasın" dedim kendime.

Birkaç yıl evvel buna benzer bir proje için bir arkadaşıma katılıp katılamayacağını sorduğumda öyle bir cevap aldım ki beynim tersine döndü. O yapacağımız yardımların bize kurşun,katliam olarak geri döneceğini, bu yüzden "onlar" için parmağını dahi oynatmayacağını söylemişti.

O gün bugündür kimseden hiçbir proje için akıl ya da yardım talebinde bulunmamaya yeminim var. Benden yardım istendiğinde, elimden geldiği, imkânım elverdiği kadar yardım ederim.

Şu yaşlı kadının yaptığı gibi bir güzellik için bugünden itibaren kolları sıvayacağım.Yaşamımın bir anlamı olsun bari. Tek başıma..Ve kendi seçtiğim bölgeye..

Bu yolda bana yardımcı olması için bir tek Allah'tan yardım bekliyorum.

12 Ağustos 2014 Salı

-1(YAZIYLA;EKSİ BİR)

Yama yapmaktan fecî sıkıldım. Üç örtünün de arkası elyafla kaplandı, bu yaz sıcağında kucağıma alıp da yorganlama yapmak gibi bir niyetim yok. Havaların biraz serinlemesini bekleyebilir.

Büyükanne karelerini örmeye devam ediyorum(65 tane oldu).

En nihayet proje listemden bir iş eksildi; çantamı bitirdim bu sabah.Bu iş eksilirken, beraberinde iki çeşit kumaş, iki boy ve renkte fermuar, iki ad. mıknatıslı çıtçıt, koton halat ve bir de etiket eksilmiş oldu.

Durum budur;





9 Ağustos 2014 Cumartesi

SON DURUM

Araya bayramın girmesiyle işler plânlandığı şekilde yürümedi. Biraz gecikmeli de olsa hızlı bir tempoyla arayı kapatıyorum. Bir işi yaparken, aklıma birdenbire başka birşey geliyor, hemen onun malzemesini ve ön hazırlıklarını tamamlıyorum.

Bu kumaştan bir "kısa seyahat" çantası dikmiştim. Şimdi de kendime orta boy bir çanta hazırlayacağım. Desene ve renklerine bayılıyorum.



Bu güzelliği kızım bana yaş günü hediyesi olarak hazırlamıştı. Bu mantar pano üzerine yapıştırıp not panosu olarak değerlendirdim. Her ayrıntıyı düşünmüş zevkli ve becerikli yavrum. Altın iğnesi bile var :)




Bu karelerden ancak 56 adet örebildim, devam ediyorum.



Ve nihayet üç örtünün de birleştirme işi bitti(aman ne sıkıldım anlatamam). Şimdi arkasını elyafla kaplama ve astarlama işi kaldı.

Bir de şu altta görünen çiçekli kumaş ve üzerindeki tığ işi kareler bir başka projenin elemanları. Bu da sürpriz gelişme........


Buradan şu çıkıyor ki; internete sadece şöyle bir göz atıp çıkarsam, elimden bayağı iyi iş çıkıyor.

22 Temmuz 2014 Salı

KÖY YANAR, DELİ TARANIR

Gündem yürekleri  yakarken, benim yaptığıma  bu atasözü çok uygun.

Her insan kendini rahatlatmak için farklı şeyler yapar. Benim terapim de bu şekilde.

  

Parçaları yerleştirmem pek kolay olmadı. Bu işin ustaları ince hesaplar yapıyor, taslak hazırlıyor ve buna göre kesecekleri adedi belirliyor(sanırım). Ben 9 gömlekten ne kadar çıktıysa, üç kişiye bölüştürdüm. Renk ve desenler karman çorman yerleştirildi. Aralara minik nakışlı parçalar kattım. 


Şeritler haline getirdim. Yarın(inşallah) şeritleri birleştireceğim. Bundan kopya çekeceğim için, kızlarınki daha hızlı ilerler.

Şimdi sırtımı-belimi dinlendirirken, tığ işine devam..

20 Temmuz 2014 Pazar

HERŞEY ÜRETİMLE İLGİLİ

Bu karelerden günde üç tane yaparsam, bir ayda bitire
biliyorum. Zaten acelem yok.





Kırkyama yapmanın benim için en zor tarafı; kumaşları kesme işi. Sanırım gömleklerin hepsini kesmeme gerek kalmayacak. 9-10 tanesinden çıkanların aralarına nakışlılardan da katarsam yetecek. Bunları da günde üç gömlek kesilecek diye sıraya koydum.




100% pamuklu bir kumaşım var. Ev elbisesi yapmak için ideal. Eski bir mecmuadan kalıp çıkarttım. Araya bunu da sıkıştıracağım. Benim yöntemim bu.. Sıkıldığını bırak, ötekine devam et hallerindeyim. Böyle olunca derli toplu çalışamıyorum ama ne gam..En sevdiğim işle meşgulüm.






Bu da, odamın tek düzenli köşesi. İş yaparken, arada başımı kaldırıp şişelerime ve fujerlerime bakmak iyi geliyor.


17 Temmuz 2014 Perşembe

RENKLERLE DANS

Görünüşe göre, gömleklerden kırkyama işi biraz uzun zaman alacak. 

Elimde uzun kalan işten sıkılmayayım diye biraz mola verip araya tığ işi sıkıştırıyorum. Çok canlı renklerde merserize iplerim var. Bunlarla da yazlık örtü yapmaya başladım. Bakalım ne zaman bitirebileceğim.